Hadis 38784."Her peygamber, mutlaka ümmetini Deccâl'a karşı uyarmıştır

Hadis 38784."Her peygamber, mutlaka ümmetini Deccâl'a karşı uyarmıştır O, bugün hayattadır ve henüz yemeğini yemiştir. Onun hakkında size öyle bir bilgi vereceğim ki benden önce hiçbir peygamber böylesi bir bilgiyi kendi ümmetine vermemiştir. Deccâl'ın sağ gözünde gözbebeği yoktur, siliktir, ikkat çekecek şekilde dışarı doğru çıkıktır. Sanki duvara yapışmış bir sümük gibidir. Sol gözü ise inciden bir yıldız gibi parlaktır





Yanında cennet ve cehenneme benzer şeyler vardır. Cenneti yemyeşil bir bahçe, cehennemi ise dumanlı ve toz bulanıktır. Ondan önce kasabalara girip insanları ona karşı uyaran iki adamı olacaktır. Bu iki adam bir kasabadan çıktıklarında Deccâl'ın taraftarlarından önde olanlar o kasabaya girerler. Mekke ve Medine dışında bütün şehirlere girecektir. Bu iki şehir ise kendisine haram kılınmıştır.



O günlerde yeryüzünün dört bir tarafina dağılmiş olan müminleri Yüce Allah bir araya getirecektir. Müminlerden biri arkadaşlarına: «Peygamber'in dediği gibi biri olup olmadığını görmek için ben gidip şu adama bakacağım» diyecektir. Onun yanına gitmek için harekete geçince de arkadaşları ona: «Vallahi adamın yanına gitmene izin vermeyiz! Ancak seni öldüreceğinden yana emin olursak gitmene müsaade ederiz. Zira seni fitneye düşürmesinden korkarız» derler. Ancak mümin olan bu kişi onları dinlemez ve yanına gitmek için yola çıkar.



Adam giderken onlardan bir birlikle karşılaşır ve onu yakalarlar. Nereye gittiğini sorduklarında: «Yalancı Deccâl'ın yanına gitmek istiyorum» karşılığını verir.Ona: «Onun hakkında böyle mi diyorsun?» dediklerinde, adam: «Evet!» der. Bunun üzerine Deccâl'a: «Senin hakkında şöyle şöyle diyen bir adam yakaladık. Onu öldürelim mi yoksa sana mi gönderelim?» diye haber yollarlar. Deccâl: «Yanıma gönderin» cevabını verir. 

Adamı alıp Deccâl'a götürürler. Onun görünce Resûlullah'in anlattığı gibi biri olduğunu görüp tanır. Deccâl ona: «Ne istiyorsun?» diye sorunca, mümin adam: «Resûlullah'ın kendisine karşı bizi uyardığı yalancı Deccâl sensin!» der. Deccâl: <Böyle mi diyorsun?»diye sorunca, adam:«Evet!» karşılığını verir 



Deccâl ona:«Ya emirlerime itaat edersin ya da seni ikiye ayırırım!» deyince, mümin adam: «Ey insanlar! Bu adam yalancı Mesih'tir! Ona karş çıkan cennette, ona itaat eden de cehennemde olacaktır!» diye bağırır Deccâl ona bir daha: «Kendisine yemin ettiğim zat adına ya bana itaat edersin ya da seni ikiye ayırırım!» deyince, adam yine: «Ey insanlar! Bu adam yalancı Mesih'tir! Ona karşı çıkan cennette, ona itaat eden de cehennemde olacaktır!» diye bağırır. Bunun üzerine Deccâl kılıcını adamın kuyruk sokumuna koyar ve onu iki parçaya ayırır. Sonra adamlarına dönüp: «Bu adamı tekrar diriltsem benim rabbiniz olduğumu kabul eder misiniz?» diye sorar. Onlar da:«Tabi ki ederiz» derler."



Sonrasında Deccâl ikiye böldüğü adamın bir parçasına veya kendi tarafında olan parçasına vurunca adam ayağa kalkar. Taraftarları bu durumu görünce ona inanır, rableri olduğuna kanaat eder ve ona tâbi olurlar.Sonra da Deccâl mümin kula:«Sen bana iman etmiyor musun?» diye sorunca, mümin: «şimdi seni öncekinden daha fazla tanıyorum» der ve: «Ey insanlar! Bu adam yalancı Mesih'tir! Ona karşı çıkan cennette, ona itaat eden de cehennemde olacaktır!» diye bağırır. Deccâl ona: «Kendisine yemin ettiğim zat adına ya bana itaat edersin ya da seni öldürüp ateşe atarım!» deyince, mümin: «Vallahi sana asla itaat etmem!» karşılığını verir. Deccâl emrederek bu adam yere yatırılır."




Atiyye der ki: Ebû Saîd: "Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) devamında: «Sonrasında mümin kulun köprücük kemikleri ile boğazı arasına nuhâstan (bakırdan) iki levha konulur»buyurdu" dedi ve:"Bunu Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi vesellem) duyana kadar da nuhâsın ne olduğunu bilmiyordum" diye ekledi. Sonra Peygamber'den (sallallahu aleyhi vesellem) naklen şöyle devam etti: "Deccâl bu sekilde onu kesmek ister, ama yapamaz. Bu şekilde onu öldürmek isteyip de bunu başaramayınca artik ona bir şey yapamaz. Sonrasında onu elleri ve ayaklarından tutup cennete atar. Dumanlı ve toz bulanık olduğu için de atılan adam onu cehennem sanır. İşte ümmetim içinde konum olarak bana en yakın olanlardan biri de bu adamdır." 



Hâkim, Ebû Saîd'den


Yorumlar