🌌 İHadis 38741 📣 Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu ki:

 🌌 İHadis 38741 📣 Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu ki:  


🗣️ "Sizleri bir şeyden dolayı korkutmak veya hoşunuza gidecek bir şeyler söylemek için toplamadım.  

Sizleri şunun için topladım:  

✝️ Bir Hiristiyan olan Temîm ed-Dâri gelip Müslüman oldu ve biat etti.  

Ancak bana, Mesîh Deccâl hakkında benim de sizlere anlattığım şeylere benzer şeylerden bahsetti.  


---


⛵ Temîm’in Anlattığına Göre:  

👥 Lahm ve Cüzâm kabilelerinden otuz kişiyle birlikte gemiye binmişler.  

🌊 Bir ay boyunca denizin dalgaları onlarla oynamış;  

🏝️ Nihayet denizde, Güneş'in battığı yerdeki bir adaya yanaşmışlar.  

🚣 Geminin kayıklarına binip adaya çıkmışlar.  


---


🐾 Cessâse ile Karşılaşma:  

🐾 Karşılarına çok kıllı bir hayvan çıkmış.  

❓ Hayvanın kıllarından önü neresi, arkası neresi çıkaramamışlar.  

🗣️ Ona: "Vay sana! Sen de kimsin?"  

👤 "Ben Cessâse'yim" demiş.  

❓ "Cessâse de ne?"  

📩 "Ey topluluk! şu manastırdaki adamın yanına gidin; zira gelmenizi özlemle bekliyordu!"  


---


🧍 Zincirli Adamın Görülmesi:  

⚠️ Temîm: "Hayvan bize bir adamın adını söyleyince onun şeytan olabileceğinden çekindik ve hızlıca oradan ayrıldık."  

🏰 Manastıra girdiklerinde:  

👤 Daha önce hiç görmedikleri irilikte, elleri boynuna bağlı birini gördüler.  

⛓️ Dizlerden topuklarına kadar ayakları demirlerle bağlanmıştı.  

🗣️ "Vay sana! Sen kimsin?"  

👤 "Benim haberimi zaten öğreneceksiniz. Siz kimsiniz onu bana söyleyin."  


---


🌴 Beysân Hurmalığı:  

🧍 "Bana Beysân'ın hurmalığından haber verin."  

🌴 "Hurmalarını soruyorum! Ürün veriyor mu?"  

✅ "Evet!"  

⚠️ "Ancak ürün vermemesi pek yakındır!"  


---


🌊 Taberiyye Gölü:  

🧍 "Bana Taberiyye gölünden haber verin."  

💧 "İçinde su var mı?"  

📣 Resûlullah: "Suyu bol bir göl."  

⚠️ Adam: "Suyunun çekilmesi pek yakındır!"  


---


⛲ Zu’ar Pınarı:  

🧍 "Bana Zu’ar pınarından haber verin."  

💧 "Pınarda su var mı? Halk ekinlerinde kullanıyor mu?"  

✅ "Evet! Suyu boldur ve halk faydalanıyor."  


---


🕋 Ümmî Peygamber:  

🧍 "Bana ümmîlerin Peygamberinden haber verin, ne yaptı?"  

✅ "Mekke’den çıkıp Medine’ye yerleşti."  


---


⚔️ Araplarla Savaş:  

🧍 "Araplar onunla savaştı mı?"  

✅ "Evet!"  

🧍 "Peki onlara ne yaptı?"  

⚔️ "Zafer kazandı, Araplar ona boyun eğdi."  

🧍 "Gerçekten de bu oldu mu?"  

✅ "Evet!"  


---


🧍 Deccâl’in İtirafı:  

🗣️ "Ona itaat etmeleri onlar için daha hayırlıdır.  

Ben Mesîh’im ve çıkmam için izin verilmesi pek yakındır.  

🌍 Yeryüzünde dolaşacağım.  

🗓️ Kırk gün içinde Mekke ve Medine dışında girmediğim yer kalmayacak.  

🚫 Ancak Mekke ve Medine bana haram kılınmıştır.  

🗡️ Ne zaman girmek istesem, elinde keskin kılıcıyla bir melek karşıma çıkar.  

👼 Her bir gediğinde onu koruyan melekler vardır."  


---


🪵 Resûlullah’ın Minberdeki Uyarısı:  

🪵 Resûlullah asasıyla minbere vurdu:  

🕋 "Taybe burasıdır! Taybe burasıdır! Taybe burasıdır! Ben bunları size anlatmıştım değil mi?"  

👥 Cemaat: "Evet!"  


🗣️ "Temîm’in anlattıklarını beğendim; Mekke ve Medine hakkında size anlattıklarımla örtüşüyor.  

Bilin ki O (Mesîh Deccâl) 🌊 Şâm denizinde veya Yemen denizindedir."  

🧭 Sonra doğuyu işaret ederek:  

📣 "Hayır! Bilakis doğu taraflarından çıkacaktır! Doğu taraflarından çıkacaktır!"  


---


📍 Taberânî’nin Eklediği Bilgiler:  

🌊 "Asıl Irak denizinde çıkacak.  

🏞️ Rustekâbâz bölgesine bağlı İsfahan adlı köyde zuhur edecek.  

🧕 Yetmiş bin siyah sarıklı öncü birlik yanında olacak.  

🔥💧 Yanında iki nehir bulunacak: biri su nehri, diğeri ateş nehri.  


⚠️ 'Su nehrine gir!' denirse, girmeyin; o aslında ateştir.  

⚠️ 'Ateş nehrine gir!' denirse, girin; o aslında sudur."  


---


📚 Kaynak: Müslim 4/2261 (2942), Taberânî 24/386 (957)  





Hadis 38741, "Sizleri bir şeyden dolayı korkutmak veya hoşunuza gidecek bir şeyler söylemek için toplamadım. Sizleri şunun için topladım: Bir Hiristiyan olan Temîm ed-Dâri gelip Müslüman oldu ve biat etti. Ancak bana, Mesîh Deccâl hakkında benim de sizlere anlattığım şeylere benzer şeylerden bahsetti


Anlattığına göre Lahm ve Cüzâm kabilelerinden otuz kişiyle birlikte gemiye binmişler. Bir ay boyunca denizin dalgaları onlarla oynamış; nihayet denizde, Güneş'in battığı yerdeki bir adaya yanaşmışlar. Geminin kayıklarına binip adaya çıkmışlar. Ancak karşılarına çok kıllı bir hayvan çıkmış. Hayvanın kıllarından önü neresi, arkası neresi çıkaramamışlar. Ona:"Vay sana! Sen de kimsin?" diye sorduklarında, onlara:"Ben Cessâse'yim" demiş. Ona: "Cessâse de ne?" diye sorduklarında, hayvan demiş ki:"Ey topluluk! şu manastırdaki adamın yanına gidin; zira gelmenizi özlemle bekliyordu!" demiş.



Temîm dedi ki: Hayvan bize bir adamın adını söyleyince onun şeytan olabileceğinden çekindik ve hızlıca oradan ayrıldık. Manastıra girdiğimizde içinde daha önce hiç görmediğimiz irilikte, elleri boynuna bağlı birini gördük Dizlerden topuklarına kadar ayakları demirlerle bağlanmıştı. Ona: "Vay sana! Sen kimsin?" diye sorduğumuzda, bize:"Benim haberimi zaten öğreneceksiniz. Siz kimsiniz onu bana söyleyin" dedi. Ona:"Biz Araplardan bir topluluğuz. Bir gemiye bindik ve denize açıldık; ancak çok dalgalı olduğu bir zamana denk geldi. Bundan dolayı dalgalar bir ay boyunca bizimle oynadi ve nihayetinde senin şu adana bizi yanaştırdı. Kayıklarımıza binip adaya çıktık. Ancak gövdesi kıllarla kaplı bir hayvanla karşılaştık. Kıllarının çokluğundan önü arkası belli olmuyordu.Ona:"Vay sana! Sen de kimsin?" diye sorduğumuzda, bize: "Ben Cessâse'yim" dedi. Ona: "Cessâse de ne?" diye sorduğumuzda, bize:"şu manastırdaki adamın yanına gidin; zira gelmenizi özlemle bekliyordu!" karşılığını verdi" dedik.



Bize: "Bana Beysân'ın hurmalığından haber verin" dedi. Ona: "Onun neyini soruyorsun?" diye sorduğumuzda, bize: "Hurmalarını soruyorum! Ürün veriyor mu?" dedi. Biz de: "Evet!" karşılığını verdik. Bunun üzerine: "Ancak ürün vermemesi pek yakındır! Bana Taberiyye gölünden haber verin" dedi Ona: "Onun neyini soruyorsun?" diye sorduğumuzda: "İçinde su var mi?' dedi.


Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu ki: "Ona: "Suyu bol bir göl" karşılığını verdiler. Adam:"Suyunun çekilmesi pek yakındır! Bana Zu'ar pinarından haber verin?" deyince, onlar: "Onunneyini soruyorsun?" karşılığını verdiler. Adam:"Pinarda su var mi? Oranın ahalisi bu suyu ekinlerinde kullanıyorlar m?" diye sorunca, onlar:"Evet! Suyu boldur ve oranın ahalisi de ekinlerinde suyundan faydalaniyorlar" dediler. Adam: "Bana ümmilerin Peygamberinden haber verin,ne yaptı?" diye sorunca, onlar: "Mekke'den çıkıp Medine'ye yerleşti" dediler."


"Adam:"Araplar onunla savaştı mi?" diye sorunca, onlar: "Evet!" dediler Adam: "Peki onlara ne yaptı?" diye sorunca, onlar: "Oradaki Araplara karşı zafer kazandı ve Araplar ona boyun eğdi" dediler. Adam: "Gerçekten de bu oldu mu?" diye sorunca, onlar: "Evet!" karşılığını verdiler. Bunun üzerine adam onlara şöyle dedi: "Ona itaat etmeleri, onlar için daha hayırlıdır. Ben de kendimden söz edeyim. Ben Mesîh'im ve çıkmam için izin verilmesi de pek yakındır. Ortaya çıkacak ve yeryüzünde dolaşacağım. Kırk gün içinde Mekke ve Medine dışında girmediğim yer kalmayacak. Ancak Mekke ile Medine bana haram kılınmıştır. Ne zaman birine girmek istesem elinde keskin kılıcıyla bir melek karşıma çıkar ve beni oradan uzaklaştırır. Her bir gediğinde onu koruyan melekler vardır."


Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) asasıyla minbere vurarak şöyle buyurdu:"Taybe (Medine) burasıdır! Taybe burasıdır! Taybe burasıdır! Ben bunları size anlatmıştım değil mi?" Cemaat:"Evet!" karşılığını verdi. Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle devam etti:"Temîm'in anlattıklarını beğendim; zira benim bu konuda, Mekke ve Medine hakkında size anlattiklarımla örtüşüyor. Bilin ki O (Mesîh Deccâl) Şâm denizinde" veya: "Yemen denizindedir" buyurdu. Sonra eliyle doğu taraflarını işaret ederek: "Hayır! Bilakis doğu taraflarından çıkacaktır! Doğu taraflarından çıkacaktır!" buyurdu. 


Ahmed ve Müslim; Taberânî, sonuna şu ifadeleri eklemiştir:"Asıl Irak denizinde çıkacak. Asıl Irak denizinde çıkacak. Asıl Irak denizinde çıkacak. Rustekâbâz denilen bölgeye bağlı köylerden İsfahan adlı köyde zuhur ettiğinde çıkmış olacak. Zuhur ettiğinde ise o yetmiş bin siyah sarıklıdan oluşan öncü birliğiyle çıkacaktır. Yanında iki nehir olur; biri su nehri, diğeri ateş nehri. Sizden kim ona yetişir de kendisine «Su nehrine gir!» denirse, girmesin. Zira o (gerçekte) ateş nehridir. Eğer «Ateş nehrine gir!» denirse, girsin. Zira o (gerçekte) su nehridir."


Müslim 4/2261 (2942) ve Taberânî 24/386 (957)

Yorumlar